Reklam
Biz, Hatırlamak İçin Buradayız
Perihan Taşdemir Taylı

Perihan Taşdemir Taylı

Biz, Hatırlamak İçin Buradayız

30 Kasım 2025 - 15:46

Farkında mıyız?
2000’lerden sonra, fakat özellikle 2013’ten itibaren, bütün toplumlarda ruhsal ve bedensel dengede büyük bir kırılma yaşandı... Yeni ve bambaşka bir çağa doğru evrildiğimiz şu süreçte birileri insanların hatırlamasın, şahit olmasını ve aydınlanmasını istemiyor... Bedenin vitamin, mineral, kan ve hormon dengeleri hızla bozuldu. Bu biyolojik eksiklikler psikolojik dalgalanmaları tetikledi; psikolojik dalgalanmalar yeniden bedeni çok zayıflattı. Böylece beden, ruh ve zihin birbirini aşağı doğru çeken bir kısır döngüye girdi... 

Sonuç olarak yetişkinler de çocuklar da hızla psikolojik rahatsızlık etiketlerine yönlendirildi. Hiperaktivite, dikkat eksikliği, anksiyete, depresyon, DDB ve daha birçok tanı fazlasıyla yaygınlaştı. Bu tanıların arkasından ise hemen ilaçlar devreye sokuldu. Toplumların neredeyse tamamında, fark edilmeyecek kadar değil, artık gizlenemeyecek kadar büyük bir yüzde antidepresan kullanır hale geldi, hatta insanlar anyidepresan bağımlısı oldu.

İnsanlar artık hiçbir duyguyu yaşamak istemiyor. Biraz acı çektiğinde, biraz bunaldığında, içsel bir ağırlık hissettiğinde, çıkmazda kaldığında, duyguları ile baş edemediğinde hemen depresyon, anksiyete veya başka bir psikolojik rahatsızlık etiketi yapıştırılıyor. Böylece kişi kendi içinden geçerek büyümek yerine ilaçla bastırarak uyuşturulmaya yönlendiriliyor. Oysa insan her duyguyu yaşamalı ve bilmelidir; acıyı da neşeyi de, kederi de huzuru da... Çünkü insan duygunun içinden geçerek genişler, olgunlaşır, bilgeleşir ve Hazreti Hakk İnsanı makamına doğru yol alır.

Bastırılan ve yok sayılan her duygu aslında ertelenmiş bir yüzleşmedir... 
Antidepresanlarla susturulan duygular bizi sahte bir dengeye, gerilemiş bir bilince ve hayatta kalma dışındaki başka bir boyutu çalışmayan amigdala düzeyine mahkûm eder. Bu da insanın tekamülünü sekteye uğratır, ne yazık ki... Genişlemek yerine küçülürüz. Güçlenmek yerine zayıflarız. Kendimiz olmaya yaklaşmak yerine kendimizden uzaklaşır ve yabancılaşırız. Böylece insanlık niteliklerini yitiririz.

Yakın zamanda izlediğim bir filmde bilim insanlarının bile antidepresanları sıradan bir tuz, şeker veya su gibi hayatın doğal bir parçasıymış gibi kullanıyor olması, bunu ekranlardan insanlara yaymaları, bu gerçeğin ne kadar normalleştirildiğini gösteriyor. Bu durum ilk izlediğimde, iç sesimde büyük bir tepki uyandırdı ve haklıydı da. Çünkü milyonlarca çocuğun, gencin ve yetişkinin bilinci, zihni ve ruhu ilaçlarla bastırılarak kolay yönetilebilir hâle getirilmek isteniyor. Ve bu, modern çağın en büyük insanî kaybıdır.

Hakk'ikati hatırla'yalım ve şahit ol'alım:
İnsanın dönüşümü duyguyu bastırarak değil duygudan geçerek olur. Bizim yolumuz kaçış değil idrak, uyuşmak değil uyanmak, bastırmak değil büyümektir. Biz duyguyu yok ederek değil, duyguyu anlayarak, deneyimleyerek, dönüştürerek ve içimizde eritirken güçleniriz ve genişleriz.

Bu dünyada her şey hatırlamamız üzerine kuruludur. Hakk'ikati hatırlamanın tek yolu kendimizde ve bilinçli olmaktır. Kendimizde olmak da ancak seçimlerimizi şuurla ve idrak ederek yaptığımızda mümkündür. Çok farklı bireysel ve sosyal uygulamalarla, doğal faydalı yöntemlerle bir çok olumsuz durum olumluya çevirilebilir... 

Dışarıdan alınan ilaçlar, uyuşturucular, rahatlatıcı maddeler veya benzeri her müdahale geçici bir konfor gibi görünse de insanın hafıza yolunu, farkındalık kapısını, akletme mekekesini ve tekamül sürecini gölgeler... İdrak gelişimini sekteye uğratır. Kendi öz'ünü duymayı engeller.

Biz yaşayıp hatırlamak için buradayız.
Biz insanlığımızı tamamlamak için buradayız. Biz büyümek için geldik, uyuşmak ve küçülüp de gerilemek için değil.

Hazreti İnsan olmanın yolu budur:
Duygudan kaçmamak, duygunun içinden geçmek. Onu tanımak, yüzleşmek, anlamak, deneyimlemek ve bilince çevirmek... 

Hatırlayan insan uyutulamaz.
Kendini bilen insan yönlendirilemez.
Duygularını dönüştüren insan asla kaybetmez.

Biz hatırlamak için yaratıldık.
Ve hatırlayan insan, asla sıradanlaştırılamaz ve köleleştirilemez.
Hatırla...

Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun Can'lar...

Peri'han Taşdemir...
...
..
.

Not: Bir psikolog olarak acil, ciddi ve ağır vakaların tedavisinde elbette ilaçların kullanılması gerektiğini düşünüyor ve bu vakalarımı psikiyatriye yönlendiriyorum. Anlatmak istediğim konu genele yayılmış bir sapma durumudur... Sevgiyle...

YORUMLAR

  • 0 Yorum