Geçip Giden Günler
Yayınlanma :
23.01.2026 11:43
Güncelleme
: 23.01.2026 11:43
İnsan bugün neyin peşinde olduğunu tam olarak bilmiyor. Koşuyor ama nereye gittiğini hatırlayamıyor. Konuşuyor ama kalbinden mi ağzından mı çıktığını ayırt edemiyor. Sahip oldukça çoğalması gereken huzur, azaldıkça daha çok aranır hâle geliyor. Çünkü anlam kaybolduğunda her şey ağırlığa dönüşüyor ve amaçla hedefler de silikleşiyor hatta bazen tamamen kayboluyor... Ayetlerin dediği gibi “Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur.” Fakat insan kalbini anmaktan çok oyalanmayı seçtiğinde mutmainlik de yerini içsel bir gürültüye ve karmaşaya bırakıyor.
Bugünün insanı bilgili ama hikmetsiz, bağlantılı ama kopuk, kalabalıklar içinde ama ruhsal olarak yalnız... Her şeye yetişmeye çalışırken kendisine geç kalıyor. En çok da kalbini ihmal ediyor. Kalp ki ilahî sistemin merkezidir, y'ön pusulasıdır ki o bozulduğunda bütün iç yazılım şaşar. Kur’an’ın “Onların kalpleri vardır ama onunla idrak etmezler...” diye işaret ettiği hâl tam da budur. Görmek var ama basiret yoktur, duymak var ama işitmek yoktur.
Anlam sorunu aslında bir inançsızlık meselesi değil, bir bağ meselesidir. İnsan Allah’ı inkâr etmiyor belki ama O’nunla canlı bir ilişki kurmayı da hatırlayamıyorum, bilmiyor. Teslimiyet zayıfladığında kontrol ihtiyacı artıyor, kontrol arttıkça korku büyüyor. Korku büyüdükçe sevgi çekiliyor. Böylece ruh daralıyor, beden yoruluyor ve zihin hiç susmuyor. Sonra da adına tükenmişlik, kaygı, depresyon ve panik atak vb. dediğimiz tablolar ortaya çıkıyor. Oysa ayet açık: “Allah kimsenin gücünün yetmeyeceği yükü yüklemez.” Yük ağır değil, yük ile ilişkiler yanlış.
Masallarda kahraman yolunu kaybettiğinde bir işaret çıkar karşısına. Bazen bir kuş, bazen bir ayna, bazen bir duraklama. İşte bu çağın işareti de durmak, yavaşlamak, nefese dönmek, akleden kalbi merkeze almak. İnsanın kendi iç âlemini yeniden vatanı yuvası bellemesi. Çünkü anlam dışarıda bulunacak bir nesne değil, içeride öz'ünden hatırlanacak bir hakk'ikattir.
Bugün en değerli olan şey başarı değil, farkındalık ve idraktir. En acil olan hızlanmak değil, yön tayin etmektir. En yaygın sorun eksiklik değil, kopmuştur... Ve en büyük şifa yeniden bağ kurmaktır. Kulun Rabbiyle, insanın kalbiyle, aklın hikmetle bağ kurması... “Biz insana şah damarından daha yakınız!...” ayeti bir mesafe bilgisi değil, bir yakınlık ve bağ hatırlatmasıdır. Uzak olan insanın kendisidir ancak, Rabbi değil.
Bu yüzden bu çağın tarih sayfasına şunu yazmak gerekir: Hatırla; kalbini, kaynağını, anlamını... Çünkü insan neyi hatırlarsa oraya döner. Ve insan nereye dönerse orası onun kaderine dönüşür. Hatırla ve kendine gel.
Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Can'lar...
Peri'han Taşdemir...
...
..
.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: