Reklam
Perihan Taşdemir Taylı

Perihan Taşdemir Taylı

Ramazan

19 Şubat 2026 - 13:26

RAMazAN... 

Ramazanı kaliteli bir sıkıştırılmış eğitim kampıdır ve onu bu şekilde görmek ne kadar derin ve yerinde bir bakıştır…

Nasıl ki insan bazen şehirden uzaklaşıp bir inziva kampına gider, telefonunu kapatır, gündelik telaşı askıya alır ve kendini yeniden düzenler; işte Ramazan da insanlığın küresel inzivasıdır. Kozmik ölçekte planlanmış bir arınma ve dönüşüm mevsimi ve eğitim kampıdır…

Bu ay, sadece aç kalma pratiği değildir.
Sadece yoksulu anlama egzersizi değildir. Sadece paylaşma, dayanışma, yardımlaşma organizasyonu değildir.
Sadece Kur’an okuma, zikir ya da teravih yoğunluğu da değildir.

Bunların hepsi birer hedef basamağıdır sadece. Ama merdivenin çıktığı yer çok daha önemlidir ve yukarıdadır.

Kur’an’ın ifadesiyle bu ayın hedefi Kur'an’da açıkça belirtilir:
“Umulur ki takvaya erersiniz.” gâyesidir. 

Yani mesele aç kalmak değil;
açlık üzerinden farkındalık ve idrak kazanmak, yeni bir bilinç inşa etmektir.

Mesele susmak değil;
sözün ağırlığını ve değerini öğrenmek.

Mesele ibadet sayısını artırmak değil;
niyetin derinliğini ve samimiyetini artırmak.

Ramazan, 12 ayın içinde bize ayrılmış bir bilinç laboratuvarıdır.
Bu laboratuvarda:

Öfke test edilir.

Sabır güçlendirilir.

Niyet arındırılır.

Ego inceltilir.

Kalp genişletilir.

Merhamet arttırılır. 

Bilinç derinleştirilir... 

Eğer biz bu ayı sadece rutinleşmiş, monotonlaşmış ve alışkanlığa dönmüş davranışlarla geçirirsek, kampın içine girer ama dönüşmeden çıkarız. Lakin kalbimizi ortaya koyarsak, aklımızı sürece dahil edersek, yaptığımız her amelin “nedenini ve amacını” idrak edersek, o zaman Ramazan içimizde kişilik ve karakter inşa eder.

Gerçek hedef:
Takvalı kâmil insan olmaktır.

Takva; korku değil bilinçtir.
Kaçınmak değil hassasiyettir.
Yasak listesi değil içsel pusuladır.
Görev ve zorunluluk değil sorumluluk bilincidir. 

Ramazan bize şu soruyu sordurmalıdır:
Ben bu yıl hangi huyumu ve duygumu dönüştürdüm?
Hangi alışkanlığımı ve rutinimi arındırdım?
Hangi karanlık yönümü fark edip gölgemi şifaya taşıdım?
Hangi davranışlarımı iyileştirdim ve geliştirdim?... 

Eğer yıl içinde konuşma ve iletişim tarzımız değişiyorsa,
öfkemiz ve  nefsimiz yumuşuyorsa,
evimizin enerjisi sakinleşiyorsa,
alışveriş tercihlerimiz, giyim kuşamımız, harcama ve tüketim bilincimiz, ilişkilerimiz inceliyorsa, emanet bilincimiz ve hakk olana yönelişimiz artıyorsa; işte o zaman Ramazan kampı meyve vermiş demektir.

Bu ayı görev bilinciyle değil, şuur bilinciyle yaşayalım.
Alışkanlıkla değil, ihlasla.
Otomatik refleksle değil, yüksek bir farkındalıkla.

Çünkü Ramazan bir ay sürer.
Ama inşa ettiği bilinçli insan bir ömür yaşar.

Bu yıl Ramazan’a sadece “hoş geldin”den ziyade “Beni değiştir ve dönüştür...” diyelim.

İşte o zaman yaşam kampımız başlar.
Hatırla ve toparlan. Kendine gel ve yaşa... Hatırla... OL.

Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Can'lar...

Peri'han Taşdemir... 
...
..
.

YORUMLAR

  • 0 Yorum