Reklam
Yumurta'nın Kadiri
Perihan Taşdemir Taylı

Perihan Taşdemir Taylı

Yumurta'nın Kadiri

14 Şubat 2026 - 19:48

“Yumurta dışarıdan kırılırsa hayat sona erer; ama içeriden kırılırsa hayat başlar ve devam eder…” İbn-i Rüşd

Bana göre bu söz, insanın varoluş yolculuğuna dair yapılmış en esaslı ve en mucizevî tespitlerden biridir. Çünkü asıl doğum, rahimden çıkmak değil; bilinçten çıkmaktır. Asıl diriliş, bedenin değil, idrakin çatlamasıdır.

İçeriden kırılmak…
Yani insanın kendi kabuğunu, kendi kalıplarını, kendi ezberlerini, kendi korkularını, kendi sahte benliklerini çatlatması… Ve bunun neticesinde yeni bir hayatın, yeni bir umudun, yeni bir bilincin doğması…

Her insanın ilk günden itibaren yürüdüğü yol; karşılaştığı insanlar, yaşadığı olaylar, bulunduğu mekânlar, maruz kaldığı iklimler, tattığı acılar, kokladığı umutlar, gördüğü renkler, duyduğu sesler ve aldığı yaralarla şekillenir. Bu yüzden değişim ve dönüşüm her insanda farklıdır; çünkü herkesin yumurtası bambaşka ve özgün bir yumurtadır.

Ama her ne olursa olsun, gün gelir…
Olması gereken zamanda ve mekânda… İnsanın iç dünyasında öyle bir eşik anı yaşanır ki, artık hiçbir şey eskisi gibi algılanmaz. Bakış değişir, anlam değişir, değer değişir, öncelikler değişir… Ve insan farkında olmadan başka bir bilince geçmiştir.

İşte buna;
nurlanma, hidayet, aydınlanma, uyanış, tekâmül diyoruz.
Ve o âna da: insanın kendi içindeki “Kadir vakti”…

Kadir; dışsal bir tarih değil, içsel bir eş/ik/tir. Takvimde değil, idraktadır. Gökte değil, kalptedir. Dışta değil içtedir... 

Bir şeylerin artık eskisi gibi gelmediği,
hayatın sadece yaşanacak bir süreç değil, anlaşılacak bir emanet olduğunun idrak edildiği, bilincin nicelikten niteliğe geçtiği anlardır insanın kendi Kadir’i…

Tıpkı Resûl’de olduğu gibi…
Yıllarca süren yalnızlık, tefekkür, arayış, arınma, sabır, içsel disiplin ve derinleşme sonucunda; vahiy O’na bir “lütuf” olarak değil, bir karşılık ve hakk olarak gelmiştir. Çünkü vahiy, hazır olana iner. Çünkü hakk'ikat, taşıyabilecek olan bilinçlere açılır.

Yani vahiy bir ayrıcalık değil, bir tekâmül ve bilinç neticesidir.

Bizler de aynı emeği, aynı cesareti, aynı içsel yolculuğu göze alırsak; bize de kendi payımıza düşen hakk'ikat açılır. Çünkü Allah’ın hitabı sadece bir döneme değil, bilince yöneliktir.

Ne yazık ki bugün;
vahiy, Ramazan, Kadir, salât, namaz, oruç ve infak; içeriklerinden koparılıp sadece şekil ve ritüele indirgenmiş durumdadır. Anlamdan çok sayıya, derinlikten çok tekrarın konforuna sığınmış bir yüzeysel dindarlık hâkimdir.

Oysa ki değişim bir gecede olmaz.
Bir gece, sadece bir sürecin taçlandığı andır. Hakk'ikat bir güne sığmaz; ama insan bazen bir günde bir ânda da uyanır.

“Bir saatlik tefekkür, bin saatlik ibadetten evladır” denir…
Ama biz çoğu zaman ibadeti çoğaltır,
tefekkürü erteleriz.
Şekili korur, özü unuturuz.
Kabukla oyalanır, içeriye inmeye cesaret dahi edemeyiz.

Oysa asıl çağrı şudur:
Kendinle yüzleş.
Korkularınla tanış.
Yalanlarını bırak.
Maskelerini çıkar.
Bahanelerini unut. 
Ve sorumluluğunu sahiplen.

Çünkü her birimiz birer yumurtayız…;
Olgunlaşmayı bekleyen,
içten içe çatlamaya hazırlanan,
zamanı geldiğinde başka bir bilince doğacak olan…

Ama kimse kimseyi doğuramaz.
Kimse bir diğerini uyandıramaz. 
Kimse kimsenin yerine uyanamaz.
Kimse kimsenin kabuğunu kıramaz... 

Dışarıdan kırılan her şey yok olur.
İçeriden kırılan her şey ise hakk'ikate doğar.

Ne zaman ki sorumluluğu üstleniriz,
ne zaman ki suçu ve/ya bahaneleri bırakıp anlam ararız, ne zaman ki başkasını değil kendimizi dönüştürmeye başlarız…
İşte o zaman gerçek doğum başlar.

Ve işte o zaman kadirimiz belli olur.
Değerimiz artar.
Ağırlığımız değişir.
Sözümüz derinleşir.
Varlığımız da nurlanır.

Haydi Sevgili Yumurtalar… 
İçeriden çalışmalara başlayalım.
Çünkü dış dünya değişmez;
sen değişirsen dünyan değişir.

Kabuğu değil, bilinci kıralım.
Şekili değil, özü dönüştürelim.
Takvimi değil, kalbi kutsayalım.

Yakında gelen Ramazan da, Kadir gecemiz de, Kadir günümüz de, oruçlarımız, infaklarımız ve tefekkürümüz de; uyanışa, dirilişe, arınmaya, idrake ve hakk'ikate vesile olsun inşaAllah.

Hayırla ve selametle… 
İçten doğanlara, içeriden kırılanlara,
hakk'ikate cesaret edenlere selâm olsun.

Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Can'lar... 

Peri’han Taşdemir... 
...
..
.

YORUMLAR

  • 0 Yorum