Reklam
Yozgat'ta Kazananlar, Yozgat'a Kaybettiriyor
Songül Yurdagül

Songül Yurdagül

Yozgat'ta Kazananlar, Yozgat'a Kaybettiriyor

03 Şubat 2026 - 16:18

Yozgat’ta bir tuhaf düzen var.
Kazanan çok, kazandıran yok.
Zenginleşenler var ama şehir fakirleşiyor.
İş yapanlar var ama iş üreten yok.
Bu şehirde ekmeğini Yozgat’tan kazananların çoğu, Yozgat’a borcunu ödemiyor.
Kazanıyorlar, büyüyorlar, güçleniyorlar…
Sonra da ilk fırsatta sırtlarını bu toprağa dönüyorlar.

Esnafa bakalım mesela…
Dükkânın tabelası Yozgat, fiyatlar İstanbul.
Güler yüz tabelada, müşteri içeri girince kayboluyor.
Bir çay ikramı bile lüks sayılıyor artık.
“Ben de zor durumdayım” diyen esnafın kasası dolu, vicdanı eksik.
Kendi hemşehrisine indirim yapmayı değil, onu nasıl daha çok sömüreceğini düşünüyor.
Sonra müşteri azalınca suçu memlekete atıyor:
“Yozgat bitti.”

Yozgat bitmedi.
Yozgat’ta utanmayanlar çoğaldı.
Reklam çok, hizmet az.
Afişler süslü, yollar yamalı.
Açılışlar bol, kalıcı çözümler kıt.
Bir şehir vitrinle değil, yaşamla güzelleşir.
Ama bizde vitrin hep ön planda; arka sokaklar kaderine terk.

Bir proje başlar, yarısı gelir yarısı unutulur.
Sorun soran “nankör”, eleştiren “kötü niyetli” ilan edilir.

Oysa bu şehir alkış değil, sorumluluk istiyor.
Bir de bu memleketi uzaktan sevip yakından sömürenler var.

“Yozgatlıyım” diye övünür, yatırım yapmaya gelince başka şehirlere koşar.

Seçim zamanı Yozgat, kazanç zamanı başka iller.
Memleket sevgisi sosyal medya paylaşımıyla sınırlıdır.

Yozgat’ı kaybettirenler Yozgatlı olmayanlar değil;
Yozgat’tan kazandığı hâlde Yozgat’a vermeyenlerdir.

Bu şehir sadık bir şehir.
Bir lokma ekmeği paylaşır, bir selamı eksik etmez.
Ama artık şunu soruyor:
“Ben sizi büyüttüm, siz beni neden küçülttünüz?”
Yozgat’ın kaybetmeye değil,
kazandığını sahiplenen insanlara ihtiyacı var.

Ve unutulmasın:
Bir şehir susuyorsa, razı olduğu için değil;
artık çok şey gördüğü içindir.
Yozgat Size Ekmeğini, Suyunu Helal Etmiyor

Bu memlekette kazananlar var.
Bir de kazananların etrafında dolaşanlar…
Gücün yanına yanaşmayı marifet sananlar,
rüzgâr nereden eserse oraya savrulanlar.
Bugün alkışladığını yarın inkâr edenler.
Koltuk değil, gölge arayanlar.

Kazananların yancıları;
işini bilir, yolunu bulur
ama memleketin yolunu kapatır.
Birileri yükselirken,
birilerine bu şehir dar edilir.

Üretene yer yoktur,
sorgulayana sabır yoktur.
Sessiz kalana kapılar açık,
dik durana duvarlar yüksektir.
Memleket talan edilirken
“idare edelim” denir.

Gelecek satılırken
“şimdi sırası değil” denir.
Sonra dönüp bakılır:
Yozgat küçülmüş.
Tezgâhlar kapanmış,
tarlalar boş kalmış,
gençler gitmiştir.

Ama suçlu yine Yozgat’tır.
Hayır.

Bu memleket kaybetmedi.
Bu memleket, kazananların etrafında dönenlere kurban edildi.
Yozgat size ekmeğini verdi,
suyunu verdi,
sabır verdi…
Ama
helallik vermedi, vermeyecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum