Reklam
Söz, Kişiliğin Sessiz Tanığıdır
Vehbi UZUNDAĞ

Vehbi UZUNDAĞ

Söz, Kişiliğin Sessiz Tanığıdır

29 Kasım 2025 - 12:28

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in ‘velilerden çok talep geliyor çalışan anne ve babalar sorun yaşıyor.’ sözleri ve ‘ara tatillerden sonra öğrencilerin okula dönmek istemediği öğretmenler ise adaptasyon sorunu yaşadıkları’ yöndeki açıklamaları öğretmenlik mesleğinin kamusal algısını yeniden tartışmaya açmıştır. Bu söylem farkında olunmadan öğretmenlerin uzman eğitimci kimliğini çocuklara bakıcılık hizmeti sunan bir role indirmekte ve mesleki itibarın zedelenmesine yol açmaktadır. Oysa öğretmenlik mesleği akademik öğrenmeyi planlayan rehberlik eden çocuğun bireysel duyusal ve sosyal gelişimini destekleyen yüksek nitelikli bir uzmanlık alanıdır.
Oysa Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin; mesleki saygınlığı gözeten ve çözüm odaklı bir dille şu şekilde ifade edilmesi gerekmez miydi?
‘Öğretmenlerimizin temel görevi eğitim öğretimdir. Ailelerin çocuk bakımı sorumluluğunu üstlenmeleri bekleyen bir meslek değildir. Ara tatiller ve eğitim takımı ile ilgili bir düzenleme yapılacaksa bu öğretmenlerimizin velilerin ve eğitim alanındaki uzmanların aktif katılımla bilimsel veriler ışığında yürütecek bir süreçle belirlenmelidir.’ Böyle bir yaklaşım, öğretmenleri bakıcı konumuna iten algının ortadan kalkmasını sağladığı gibi, politika yapım sürecinin paydaşlarla birlikte şeffaf ve katılımcı bir biçimde yürütülmesine de katkı sunardı.
Daha kapsayıcı bir eğitim politikası için ara tatillerin öğrenci başarısı öğretmen iş yükü ve Veli ihtiyaçları arasından etkisi bağımsız çalışmalara dayandırılmalı alınacak kararlar öğretmenlerin görüşlerini merkeze almalıdır. Ara tatil sonrası adaptasyon sorunu yaşayan öğrencilere rehberlik psikolojik danışmanlık ve sosyo-duygusal destek sağlanmalıdır.  Çalışan velilerin yaşadığı güçlükleri hafifletmek için bilgilendirme kanalları güçlendirmeli, ev okul iletişimini destekleyen programlar hazırlanmalıdır. 
Eğitim sistemi öğretmenlerin uzmanlıklarını merkeze alan, onların mesleki saygınlığı koruyan ve politika süreçlerini ortak akılla yürüten bir perspektife ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenlere bakıcı gibi gösteren her türlü söylem hem mesleğin değerini hem de eğitim sürecinin niteliğini zayıflatır. Bu nedenle karar vericilerin kullandıkları dil ile konuya yaklaşım tarzları öğretmenlerin aleyhine değil lehine olmalıdır.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum