Reklam
Halep'teki Sürece Bakış
Mustafa Tosun

Mustafa Tosun

Halep'teki Sürece Bakış

17 Ocak 2026 - 13:24

 Halep'te yaşananları dikkatle izleme çabasındayım. Bu süreçte Kürtçü davranmaya karşı direnç oluşturuyorum. Çünkü işin içinde sadece fıtri kürt hakları meselesi yok. Egemen ideoloji meselesi de var. Çatışma asıl bu zeminde. Ama Kürtçü zihin hangi ideoloji olursa olsun yeter ki ayrı bayrak, dil ve tabela etiket olsun yeter modunda. Aşırı duygusal bir mod. (Arapların da etiketi ve tabelaları var neye yarıyorsa, türklerin de yüz yıllık etiket ve tabelaları bir perde olarak kullanılmadı mı, Kemalizm küfrüne. Mısır Arabistan Ürdün özgür mü mesela).  

Bununla beraber kürtlerin uğradığı malum ırkçı politikaları da göz önüne alarak Suriye ve Türkiye tarafının kesinlikle kültürel fıtri (anadille eğitim) hakları yüzde yüz teslim etmesi gerektiğini savunuyorum. Zaten asıl sorun burda. Ötekileştirme, kendini üstün görme, küçümseme ve bunu devlet politikası olarak uygulama. Tüm bunları göz önüne almadan lokal çatışmada körleme taraf seçilmez.

Ben açıkça pyd'nin ideolojik ve saf tutma anlamında taraftarı değilim. Suriye yönetimine şu an için güveniyorum. Müslüman olarak görüyorum. Ama yanlışları çoğalırsa ve düzeltmezlerse (özellikle esirlere, cesedlere ve sivil halka) kaybedeceklerini düşünüyorum. Kürtleri yine batıl ideolojinin kucağına bırakma olarak değerlendiririm. 

Pyd kürtçeyi serbest bıraktı diye onun topluma ideolojik zehrini zerketmesine göz yummamalıyız. (Mesela kürtçülerin umurunda değil gibi). İmani değerlerin tek geçer akçesi dil değildir. Bununla beraber dili yasaklamak veya ket vurmak da başka bir ideolojik sapmanın tezahürüdür. Avrupa bunu aşmış. Belçikada 4 resmi dil var. Körleşmenin alemi yok. Coğrafyayı büyük güç yapmanın yolu farklılıklara hele hele fıtri farklılıklara resmiyet kazandırmaktadır geçer ki sen daha büyük ve acil işlerinde uğraşasın.  

Konuya analitik yaklaşma çabasındayım. Başarabildiğim kadarıyla. Ama şu kesin ki inşaallah kürtçü olmayacağım (zaten türkçü hiç değilim). Zira sapmaları görüyorum. Suriye yönetimini de Müslüman olmaları hasebiyle ilk olarak destekliyorum ama yanlışlarını asla savunmam. Yanlışları çoğalırsa da kendileri kaybeder. Esedin kaybettiği gibi... Taliban ilk iktidar döneminde radikal hareket etti devrildi ve sonra yine iktidarı ele geçirdi ama önceki gibi radikal değil görünüyor. O nedenle bir kere radikal (ezberci, dediğim dedik, asın kesin) kafaların devlet yönetmesi kısa süreli bir iş olacaktır. Suriye yönetimi bu süreçte talibanın ilk zamanı gibi davranmıyor. 

Haksöz dergisinin Yahya Fırat yazısında 3 mutedil şahsiyetin sözlerine de tepkiliyim. Pkk/pyd yanlısı olmayan kişileri anında Kürtçü ilan etmek asla doğru değil. İnşallah bir dahakine böyle hassas bir süreçte bu hatayı yapmazlar. 

Bu arada halepte yaşananları hemen gazze İle eşitlemek de ayrı saplantı. Sormak istiyorum. Halep şuan gazze gibi mi. Yahu eli silahlı adamlar için otobüs getirildi. Sivil halk tekrar çağrıldı. Buna rağmen acılar içinde kıvranan acımasız bir düşmanın hala zulmü altında inleyen gazze işe eşitlemek bin kat insafsızlıktır. Kürtçü körlüğün bir sonucudur. El insaf.... 

Hocam sen niye bunları yazıyorsun? SEn niye yazmıyorsun sevgili kardeşim? İnsanların (hassaten müslümanların) ya o tarafçı ya bu tarafçı olduğu veya saptığı bir durumda yok mu senin birkaç sözün. Peygamber daha hayatta iken kuyubaşında yahudi fitnesiyle karşı karşıya gelen evs ve hazrecin hali karşısında peygamber olağanüstü hutbe organize etti. Cuma günü gelsin de öyle söylerim demedi. Dolayısıyla toplumsal sorunlara mümkün mertebe ıslah edici bir tarzda ve zamanında yaklaşmak gerek sevgili kardeşim. Tabi eleştirebilirsin orası ayrı. Niyetin halis ise o iyiliktir.

Konuyla ilgili ek bir yazım:

Htş suriyenin öz gücü ile devrim yaptı ve sivil bir devlet olma yolunda ilerliyor. Radikal grup ve cemaatler suriye yeni yönetimini her gün tekfir ederken, bazı kürtlerin ısrarla yönetimi ışid ile beraber anması aslında bir algı operasyonudur. Devrimin hem askeri kararlılık ve strateji ile hem de diplomasi ile gerçekleşmiş olması sorun teşkil etmez. Aslolan yeni kurulan sivil yönetimin hukuk ve insani durumları göz önünde bulundurarak ve elbette İslami bir temelle suriyeyi ayağa kaldırmasıdır. 

Maalesef bazıları pyd'nin İslam karşıtı ideolojisinin egemenliğini pek sorun olarak görmüyor. Bunda sadece htş'nin geçmişi değil kavmiyet damarının da etkisi vardır.

Oysa Müslümanlık önce din kardeşliğini önceler. Yanlışlarını kabul etmemek ve düzeltmek kaydı ile. Ama asla tam gücü elde ettiği zaman İslam dışı iradesini ortaya koyacak bir yapının iktidarını istemez. 

Maksadım asla duygusal güzelleme yapmak değil asla değil. Suriye yönetimine yönelik nasihatler her daim devam etmelidir. Evet kürtlere yönelik temel fıtri düzenlemeler muhakkak yapılmalıdır. Bu düzenlemeler pydyi etkisiz yapmanın en kolay yoludur. Şiddet ve baskı tep tipçilik asla olmamalıdır. Bunu her zaman söylerim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum