Reklam
MEB'in Ramazan Etkinlikleri
Mustafa Tosun

Mustafa Tosun

MEB'in Ramazan Etkinlikleri

22 Şubat 2026 - 16:15

 Yıllarca hasretle beklediğimiz uygulamalar. İsabet olmuş. Ortada kriz falan yok. Sadece yıllarca sistematik olarak dini hayattan dışlamaya çalışan ve kendi hayatlarında da yok eden laikler telaş halinde. Merak etmesinler kimse onlara zorla oruç tutturmayacak. İslam aziz şerefli bir dindir. Birilerine zorla oruç tutturma veya zorla etkinliğe katma haberleri alırsak karşı durmalıyız. Ama o ihtimal olacak diye hiç yapmayalım demek ana unsur olan müslümanların değerlerini yıllarca kamuda yasaklamaya yol açtı. Şuna bakar mısınız?

Yıllarca çocukları 10 kasımlarda diğer günlerde halkın inancına uygun olmayan söylem, şekil ve hareketlerle çocukları zehirleyenler durum böyle iken keyf halinde idiler. İçimiz sızlıyor ve Ya Rab kurtar bizi bunlardan diye dua ediyoruz.
Çocuklara yönelik Ramazanı sevdiren, ibadeti sevdiren etkinliklerin zaten çocukların evlerinde de yaşanan süreçlerin okulda da sempatik bir şekilde işlenmesi çocuğun ruhu açısından son derece anlamlıdır.
Müslüman olmayan aileler sabretsin ve anlayış göstersin ve onları üzen hareketler de elbette olmamalı ve onların çocukları da bu etkinliklere katılmak zorunda olmamalı elbette. Durum böyle iken laikler neden bu kadar mide ağrısı çekiyor. Anlıyoruz tabi...
"Allah Allah" diyerek kurtarılan bu vatan "yallah yallah" diyenlerce yönetildi. Müslümana "yallah Arabistana" denildi. Şeriat istiyorsan başka ülkeye git denildi. Oysa müslüman atalarımız şeriat için savaşmıştı. Vatanı ve namusu için... Bizlere atılan şu kazığa bakar mısınız? Dinin tüm değerleri ilk yıllarda resmen yok edilmeye çalışıldı. Bazıları bunu çok çabuk unutuyor.Evet bugünün yanlışlarına da itiraz edelim ama geçmişi unutmadan.
Uyanık olalım. Değerlerimizi şuurla ve insanca savunalım. Elbette ortalığı kaosa sürüklemeden. İnancımızda, değerlerimizde kararlı olalım. Devlet bizi yöneten bir aygıt sadece nasıl yöneteceğini milletin değerlerine bakarak öğrenmeli, milletin dinini ezip geçmemeli. Başka değer sahiplerine dayatma olmadan ama ana unsurların değerlerini de çiğnemeden yapmalı. Ana unsur Müslümanlıktır bu coğrafyada... Sistematik olarak çökertildi Müslümanlık. Müslümanım dediği halde zerre kadar dini yaşantısı olmayan insanların varlığı işte bu çökertmenin sonucudur. Teravih kıldığı halde cumaya gitmeyen gibi amorf haller hep bu sistematik çökertmenin sonucu. Böyleleri aynı zamanda müslümanım dediği halde şeriata da karşı..
Hasılı ramazan etkinlikleri içimizi açtı. Değerlerimizi kamusal alanda görmek psikolojimizi düzeltti. Yıllarca aşağılandı müslüman kesim. Namazlarını merdiven altında kıldı. Orucuna göre çizelge yapılmadı. Cuma namazlarına gidemedi. Başörtüsüyle kamuya giremedi. İçki içmiyorsa genel müdür olamadı ve daha neler neler.. Özellikle askeriyede ve batı illerinde. Bunlar asla unutulmamalı. Hükümetin yanlışları var diye adeta laiklere kucak açarak sanki pir-u paklarmış gibi davranılmamalı. Sivil siyasi yollarla yanlışlara tepki vermek lazım elbette. Ama ince çizgi ile inci ayar ile ve balık hafızalı olmadan...
MEB direnmeli. Ramazan, hayatımızın en değerli zaman dilimleri. Okulda neden eğitici ve sempatik etkinlikler olmasın? Ayrıca sonunda bayram da var. Neden devlet millet uyumu olmasın. Yıllarca hasret kaldı müslümanlar devlet millet uyumuna.
Laiklere sözüm şu, kendi hayatınızı yaşayın ama artık büyük kazık atılan şu müslüman halka karışmayın. Devlet dediğimiz yapı onların iman gücü ile kuruldu. Çalmayın. Kaos istemiyoruz ama siz de kaosa yol açacak söylemler geliştirmeyin. Zira konuştuğunuz her söylem müslüman genç nesilleri daha da uyandırıyor ve özüne çeviriyor. Bu yönden iyi ama sonraki süreçlerde bu hareketleriniz kaosa yol açabilir. Millete artık üstten bakma huyunuz bırakın. Din hayatımızın özüdür geri kalanı biyolojidir sadece. Anlayın ve artık oturun yerinizde. İnsanca yaşama yönünüzü geliştirirseniz dindarlardan zarar görmezsiniz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum