Hiç mağaraya sığınan oldun mu?
Kalabalıktan, zulümden, içindeki gürültüden, hızdan, karmaşa ve acıdan kaçıp… Bir “ yetti artık, dur” diyerek içe çekildiğin? Derinlerine gömüldüğün...?
Ve sonra…
Aynı yerden ama aynı bilinçle değil, dönüşmüş olarak çıktığın?...
İşte Kehf Suresi tam olarak budur.
Mağaraya gizlenen bir bilinçten, hakk'ikatle dirilmiş bir bilince geçişin ve öz'üyle buluşmanın sûresi.
1. Ashab-ı Kehf:
İnancı Korumak İçin Geri Çekilmek
Gençler zalim bir düzende yaşıyordu.
Sisteme uymadılar.
Hakk'ikati terk etmediler.
Ve bir mağaraya sığındılar.
Buradaki mağara:
Kaçış değildi esasında...
Bilinçli geri çekiliş, kapanma...
İçsel korunma ve arınma alanı idi.
"Yedi uyurlar" da insanın bedeninde, enerji eterik bedeninde, ruhundaki yedi enerji istasyon merkezidir. Yani yedi nefis, bilinç mertebesidir ve bunların yavaş yavaş, birer birer açılıp da tam etkin fonksiyonuna kavuşmasıyla insanın bilincini dönüştürme halidir.
Bazen insan da kalbini korumak için geri çekilir. Her savaş meydanda verilmez şüphesiz.
Hakk'ikati korumak için bazen görünmez ve edilgen olmayı seçersin.
Bu korkaklık değil, stratejik bir teslimiyettir sadece.
2. İki Bahçe Sahibi:
Güce Güvenen Bilincin Çöküşü
Bir adam servetine, gücüne, mevkisine ve düzenine güvendi.
“Bu hiç bitmez!” dedi.
Ama sistem çöktü.
Bahçe:
İmkân, statü, nefis/ego alanı idi.
Kehf ile vahiy burada şunu söyler:
Sahip oldukların seni kalıcı ve sahici yapmaz.
Mal mülk seni büyütmez.
Şükür ve vefa büyütür.
3. Musa ve Hızır:
Aklın Yetemediği Alanlar
Burada sahneye Musa çıkar.
Ve karşısına bilgeliğin temsilcisi olarak Hızır gelir.
Musa görüneni sorgular.
Hızır ise görünmeyeni bilir.
Delinen gemi.
Öldürülen çocuk.
Yıkılan duvar.
Hepsi dıştan bakıldığında anlamsızdır.
Ama derin planda da birer rahmettir.
Hayatta anlam veremediğin şeyler olabilir. Her görünen adaletsizlik, nihai sonuç değildir. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve her şey göründüğü gibidir!!!... Sen sonuç olarak her şeyi parçadan görebilir ve bütüne hakim olamazsın. Bazen teslimiyet, en yüksek düzey akıldır.
4. Zülkarneyn:
Gücü Adaletle ve Hakk'aniyetle Taşımak
Zülkarneyn güç ve kudret sahibidir.
Ama gücü:
Kibir için değil, düzen ve sistem kurmak için kullanır.
Yecüc ve Mecüc’e karşı set inşa eder.
Ama “Bu Rabbimin rahmetidir.” der.
Kendinden bilmez, göstermez.
Güç geldiğinde sınav ve kontrol başlar.
Adaletli kalabiliyorsan yükselmişsindir.
Kehf Suresi dört büyük uyarı verir:
1. İnanç sınavı (Ashab-ı Kehf)
2. Mal sınavı (Bahçe sahibi)
3. Bilgi sınavı (Musa-Hızır)
4. Güç sınavı (Zülkarneyn)
Ve hepsinin merkezinde bir cümle vardır:
Dünya geçici bir sahnedir.
Kalıcı olan ise saf bilinçtir.
Mağara Sembolü Nedir?
Mağara:
Tefekkür alanı,
Ruhsal reset,
Kalbi koruma modudur...
Ama sonsuza kadar orada kalınmaz.
Kehf’te gençler uyandı.
Zaman değişmişti.
Bilinç yükselmişti.
Gerçek mağara dışarıdaki taş oyuk değil.
İnsanın içindeki korunmuş saf ve gizli merkezidir.
Hakk'ikati koru.
Sahip olduklarına güvenme.
Her şeyi aklınla çözmeye çalışma.
Güç geldiğinde ise şükürle ve adil kal.
Ve her şeyden önemlisi:
Mağaraya giriyorsan bilinçle gir.
Çıkıyorsan dönüşmüş olarak çık.
Kehf’i okuduktan sonra kendine şu soruyu sor:
Ben şu an mağarada mıyım?
Yoksa mağaradan çıkma vaktim mi geldi?
Çıkınca nasıl devam etmeliyim?!...
Çünkü duygularını gerçekten yönetmeyi öğrenmiş birine, kişi izin vermedikçe kimse yaklaşamaz, etkileyemez ve tetikleyemez.
İç mağarasını korumayı öğrenmiş bir bilinç, dış dünyanın kaosundan etkilenmez.
Ve belki de Kehf’in en büyük çağrısı şudur:
Sığın, kapan ve çekil ama saklanma.
Korun ama yok olma ve donma.
Uyan ve yürümeye devam et.
Yaşa ve hayata şahit ol.
Hatırla ve teslim ol.
Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Can'lar...
Peri'han Taşdemir...
...
..
.




YORUMLAR