İşte Şanlıurfa yerel basınına ışık tutacak o özel röportaj:
İlk Günkü Heyecan ve Değişen Bakış Açısı
Abdulkadir Şanlı: Naime Hanım, mesleğe başladığınız ilk günkü heyecanınızla bugünkü bakış açınız arasında nasıl bir fark var? Sizi bu mesleğe bağlayan temel tutku nedir?
Naime Keçeci: O ilk günkü heyecan, yerini daha dingin ama çok daha derin bir sorumluluk duygusuna bıraktı. İlk başladığınızda dünyayı değiştirebileceğinize inanıyorsunuz; bugün ise o dünyayı değiştirmenin yolunun sabırla, doğrulukla ve istikrarla örülen bir güvenden geçtiğini biliyorum. Beni bu mesleğe bağlayan tutku; duyulmayan seslerin yankısı olabilme ihtimalidir. Bir insanın hayatına dokunabilmek, bir haksızlığı gün yüzüne çıkarmak benim için hala en büyük motivasyon kaynağı.
Kariyerin Dönüm Noktası
Abdulkadir Şanlı: Şanlıurfa gibi hareketli bir şehirde kariyerinizde "dönüm noktası" diyebileceğiniz bir an var mı?
Naime Keçeci: Şanlıurfa’da her gün bir dönüm noktası gibidir aslında. Ancak özellikle toplumsal olayların yoğun olduğu, Suriye sınırındaki gelişmelerin yaşandığı dönemler benim için birer okuldur. İnsani dramların tam ortasında, kaleminizle vicdanınız arasında kaldığınız o anlar, profesyonelliğinizi test eder. Özellikle kadınların ve çocukların yaşadığı hak mahrumiyetlerine dair yaptığım her haberi, benim için mesleki birer mihenk taşıdır.
Yerel Basın ve Özgürlük
Abdulkadir Şanlı: Sizce Şanlıurfa yerel basını, şehrin sorunlarını dile getirme noktasında yeterince özgür ve güçlü mü?
Naime Keçeci: Şanlıurfa yerel basını çok köklü bir geçmişe sahip. Ancak ekonomik bağımsızlık, kalem hürriyetinin temelidir. Yerel basının kısıtlı imkanlarla devasa sorunlara çözüm araması takdire şayan. Özgürlük meselesi ise biraz da gazetecinin cesaretiyle ilgili. Şehirdeki aşiret, siyaset ve ticaret üçgeni arasında kalmadan haber yapabilmek bazen "ateşten gömlek" giymeyi gerektiriyor. Güçlüyüz ama daha bağımsız ekonomik modellere ihtiyacımız var.
Bürokrasi ve Halk Arasındaki Köprü
Abdulkadir Şanlı: Urfa’da kamuoyu oluşturmak zor mu? Halkın talepleri ile bürokrasinin hızı arasındaki o köprüyü kurarken neler yaşıyorsunuz?
Naime Keçeci: Urfa halkı hakkını arama noktasında bazen çekimser kalabiliyor, bazen de çok fevri. Gazeteci olarak bizler, halkın taleplerini bürokratik bir dille değil, çözüm odaklı bir dille Ankara’ya ya da yerel yönetime sunuyoruz. Zorluk nerede başlıyor? Bürokrasinin hantal işleyişinde. Vatandaş anında sonuç beklerken, bürokratik süreçler kaplumbağa hızıyla ilerleyince "aradaki elçi" olarak eleştiri oklarının hedefi bazen biz oluyoruz.
Şanlıurfa’da "Kadın Gazeteci" Olmak
Abdulkadir Şanlı: Bölgenin sosyal yapısını düşündüğümüzde, Şanlıurfa’da kadın bir gazeteci olmanın artı ve eksileri nelerdir?
Naime Keçeci: * Artısı: Kadın olmanın getirdiği o doğal empati ve detaycılık, haberin ruhunu değiştiriyor. Bir eve girdiğinizde, bir kadınla ya da çocukla iletişim kurarken çok daha hızlı güven inşa edebiliyorsunuz. Kadının bakış açısı, sert siyaset dilini daha insani bir zemine çekiyor.
Eksisi: Maalesef "kadın başıyla bu işlere karışma" diyen önyargılar hala bitmiş değil. Gece bir olay yerinde, bir aşiret kavgasında ya da toplumsal bir protestoda size "korunması gereken biri" gibi bakılması bazen mesleki reflekslerinizi kısıtlayabiliyor. Ama biz o bariyerleri kalemimizle yıktık.
Genç Meslektaşlara Tavsiyeler
Abdulkadir Şanlı: Sektöre yeni adım atacak genç kadın gazeteci adaylarına, özellikle Urfa gibi şehirlerde ayakta kalabilmeleri için neler tavsiye edersiniz?
Naime Keçeci: Önce sabır sonra donanım. Bu şehirde kadın gazeteci olmak sadece haber yazmak değildir; aynı zamanda bir duruş sergilemektir. Saygınlığınızı, yazdığınız haberin doğruluğuyla kazanırsınız. Muhafazakar bir şehirde olmanın kurallarını bilip, o kuralları profesyonelliğinizle harmanlamanız gerekir. Kimsenin "kadın olduğu için yapamadı" demesine izin vermeyin. Alanınızda uzmanlaşın; sadece genel haber değil, ekonomi, tarım veya sanat gibi alanlarda derinleşin.
Dijital Dönüşüm: Kağıt mı, Ekran mı?
Abdulkadir Şanlı: Şanlıurfa’da "internet haberciliği" mi yoksa "basılı gazete" mi hala daha etkili?
Naime Keçeci: Hız çağındayız, dolayısıyla internet haberciliği şu an tartışmasız en etkili mecra. Ancak basılı gazetenin o mürekkep kokusu, Urfa gibi geleneklerine bağlı bir şehirde hala bir "arşiv" değeri taşıyor. Ben bu dönüşüme hızlı adapte olanlardanım; sosyal medyanın gücünü kullanırken, gazetecilik etiğini o hızlı mecralara taşımaya çalışıyorum.
Bilgi Kirliliği ve Sosyal Medya
Abdulkadir Şanlı: "Tık odaklı" habercilik ve bilgi kirliliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Okuyuculara önerileriniz neler?
Naime Keçeci: "Tık" uğruna atılan her yalan başlık, gazetecilik mesleğine vurulmuş bir darbedir. Okuyucularımıza tavsiyem; sadece başlığa bakıp hüküm vermesinler. Haberin kaynağını sorgulasınlar. Bir haber birden fazla güvenilir yerel kaynakta yoksa, o habere temkinli yaklaşsınlar.
Şanlıurfa’nın Ulusal Temsiliyeti
Abdulkadir Şanlı: Urfa’nın ulusal basındaki temsiliyetini nasıl buluyorsunuz?
Naime Keçeci: Maalesef ulusal basın Urfa’yı genellikle "isot, acı, aşiret kavgası ve magazinel olaylar" üzerinden görüyor. Oysa burası Göbeklitepe’nin, gastronominin ve devasa bir tarım potansiyelinin merkezi. Biz yerel gazetecilere düşen görev, şehrin gerçek sorunlarını ve vizyon projelerini ulusal gündeme taşıyacak nitelikli içerikler üretmektir. Ankara’nın Urfa’yı sadece seçim dönemlerinde hatırlamasını engellemek bizim elimizde.
Hayaller ve Gelecek
Abdulkadir Şanlı: Meslek hayatınızda "Henüz yapamadım ama mutlaka yapmalıyım" dediğiniz bir projeniz var mı?
Naime Keçeci: Şanlıurfa’nın kadın hikayelerini anlatan, tozlu raflarda kalmış başarıları gün yüzüne çıkaran kapsamlı bir belgesel veya kitap projesi hep aklımda. Bu şehrin kadınlarının gücünü tüm dünyaya daha profesyonel bir dille anlatmak istiyorum.
Naime Keçeci’nin Gözünden Gazetecilik:
"Gazetecilik, başkasının acısını kalbinde hissedip, o acıyı dindirmek için dünyayı ayağa kaldırma çabasıdır."
Yorumlar
Kalan Karakter: