Önergede, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Urfa Şubesi ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Urfa Temsilciliği tarafından Mayıs 2026’da söz konusu cezaevlerinde gerçekleştirilen ziyaretler sonrasında hazırlanan rapora dikkat çekildi. Raporda, cezaevlerinde sistematik nitelik taşıdığı belirtilen çok sayıda hak ihlali tespit edildiği ifade edildi.
“En Az 16 Ağır Hasta Mahpus Bulunuyor”
Rapora göre dört cezaevinde ortak olarak öne çıkan sorunların başında sağlık hakkına erişimde yaşanan engeller geliyor. Görüşmelerde en az 25 mahpusun ağır veya kronik hastalıklarının bulunduğu, bunlardan en az 16’sının ağır hasta mahpus kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Abdulkadir Kaya’nın AORT damar genişlemesi, kalp kapakçığı değişimi ve yüksek tansiyon rahatsızlıkları bulunduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda AORT damar genişliğinin 4,9 santimetreye ulaştığının yer aldığı aktarıldı. Buna rağmen tedavi ve takip süreçlerinde ciddi aksaklıklar yaşandığı öne sürüldü.
Urfa Cezaevinde Ayrımcılık ve Hak Kısıtlamaları İddiası
Önergede Urfa 2 No’lu Cezaevi’nde sıcak su verilmediği, kalorifer peteklerinin çalışmadığı, havalandırma sürelerinin kısıtlandığı ve klima kullanımına izin verilmediği iddialarına yer verildi. Yemeklerin kalitesiz olduğu ve diş hekimine erişimde sorunlar yaşandığı da raporda kaydedildi.
Siyasi mahpusların koğuşlarının adli mahpuslara göre daha sık arandığı, personelin ayrımcı tutum sergilediği ve siyasi kimlik nedeniyle farklı muamele uygulandığı yönünde beyanlar bulunduğu belirtildi. Ayrıca adli mahpuslara 45 dakika telefon görüşme hakkı tanınırken siyasi mahpuslara haftada yalnızca 10 dakika telefon hakkı verildiği, görüntülü görüşme imkanından ise yararlandırılmadıkları ifade edildi.
Siverek Cezaevinde Tecrit ve Kötü Muamele İddiaları
Siverek 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpusların bazı infaz koruma memurlarının siyasi tutuklu ve hükümlülere karşı hakaret ve tehdit içerikli ifadeler kullandığını öne sürdüğü belirtildi. Koğuş aramalarında eşyaların dağıtıldığı ve zarar gördüğü, yapılan şikayetlerin işleme alınmadığı ve temizlik malzemelerinin yetersiz olduğu iddia edildi.
Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Ahmet Öztürk’ün tek kişilik hücrede tutulduğu, sosyal ve kültürel faaliyetlerden yararlandırılmadığı ve fiili tecrit koşullarına maruz bırakıldığı ileri sürüldü. Ahmet Tüneli’nin ise infazının dört kez uzatıldığı, son olarak altı ay ertelendiği kaydedildi.
Tokat Cezaevinde Sevk Talepleri ve Sosyal Haklar Gündemde
Tokat T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda görüşülen mahpusların, ailelerinin yaşadıkları illere yakın cezaevlerine sevk taleplerinin reddedildiğini ve bunun aile bağlarını olumsuz etkilediğini ifade ettikleri belirtildi.
Raporda, sosyal faaliyetlerin haftada yalnızca 45 dakikalık spor etkinliğiyle sınırlı tutulduğu, muhalif gazete ve televizyon kanallarına erişimin engellendiği, ciddi ısınma sorunları yaşandığı ve kitap kotası uygulandığı yönündeki iddialara da yer verildi.
Cezaevinde 2025 yılı başından bu yana en az 11 infaz erteleme ve 2 infaz yakma kararı verildiği öne sürülürken, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Hamit Acu’nun yaklaşık bir yıldır tek kişilik hücrede tutulduğu ve sosyal faaliyetlerden yararlandırılmadığı ifade edildi.
Osmaniye Cezaevinde Kapasite ve İnfaz Uygulamaları Eleştirisi
Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaklaşık 30 metrekarelik odalarda sekiz kişinin kaldığı, tek banyo ve tek lavabonun bulunduğu, havalandırma alanlarının tel örgülerle kapatıldığı ve spor faaliyetlerinin ayda iki kezle sınırlandırıldığı iddia edildi.
Mahpuslar, sosyal faaliyetlere çıkarılmadıkları halde faaliyetlere katılmadıkları gerekçesiyle infazlarının ertelendiğini ya da yakıldığını öne sürdü. Ayrıca kurul görüşmelerinde “Pişman mısın?” ve “PKK terör örgütü müdür?” gibi sorular yöneltildiği, verilen cevapların infaz erteleme veya infaz yakma kararlarında etkili olduğu iddia edildi.
Meclis Araştırması Talebi
Önergede dört cezaevinde ortak olarak; ağır hasta mahpusların tedaviye erişiminde yaşanan sorunlar, hastane sevklerinin geciktirilmesi, siyasi mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamalar, telefon ve görüntülü görüşme haklarındaki eşitsizlikler, basın-yayın organlarına erişim engelleri, keyfi koğuş aramaları, kötü muamele iddiaları, tek kişilik hücre uygulamaları, infaz erteleme ve infaz yakma kararları ile ailelerden uzak cezaevlerine sevkler gibi birçok sorunun bulunduğu ifade edildi.
Dilan Kunt Ayan, Anayasa’da güvence altına alınan yaşam, sağlık, aile hayatına saygı, ifade özgürlüğü ve kişi özgürlüğü hakları ile uluslararası insan hakları standartları çerçevesinde söz konusu iddiaların bağımsız ve etkili biçimde araştırılması gerektiğini belirterek, dört cezaevindeki uygulamaların tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla TBMM’de Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: