EAPRIN ÇOR TİGİN
Edebiyatın tozlu sayfalarını araladığımızda, bin yılı aşkın bir süre öncesinden bize seslenen bir şairle karşılaşırız: Aprın Çor Tigin. O, sadece Uygur metinlerinin ilk imzalı şairi değil; aynı zamanda bozkırın ortasında insan kalbinin en nazik, en kırılgan hallerini söze döken ilk lirik sestir. Bugünün hızlı tüketilen, derinliğini yitirmiş duygular dünyasında, Aprın Çor’un mısralarına dönüp bakmak, kurumuş bir toprakta ansızın bir çiçeğe rastlamak gibidir.
Aprın Çor Tigin’in sanatsal yönü, döneminin epik ve kahramanlık anlatılarından sıyrılıp "bireyin iç dünyasına" yönelmesiyle devrimsel bir nitelik taşır. Onun şiirlerinde kılıç şakırtıları değil, bir sevdanın sessiz iç çekişleri yankılanır. “Sevgili özleminden dolayı hastalandım / Kavuşmak arzusuyla yanıp tutuştum” derken kullandığı o yalın ama sarsıcı dil, duygusallığın coğrafya ve zaman tanımadığının en büyük kanıtıdır.
Onun şiiri, kelimelerin birer nakış gibi işlendiği bir sabır sanatıdır. Aprın Çor, sevgiliyi tasvir ederken doğayı bir ayna gibi kullanır, ayın on dördü gibi parlayan bir yüzü anlatırken aslında kendi ruhunun karanlığını o ışıkla aydınlatır. Şiirlerindeki o derin sadakat vurgusu, sadece bir kişiye duyulan özlemi değil, insanın kendi içsel değerlerine ve hislerine olan bağlılığını da temsil eder. O, duyguyu sadece hissetmemiş, ona edebi bir form vererek ölümsüz kılmıştır.
Neden bugün hala Aprın Çor Tigin’i okumalıyız? Çünkü o, bize "beklemenin" de bir sanat olduğunu, özlemin insanı zayıflatmak yerine ruhunu incelttiğini öğretir. Onun dizelerinde aşk, bir mülkiyet kavgası değil; bir ruhun, diğer ruhun yankısında kendini bulma çabasıdır. Şairin o lirik dili, modern insanın kaybettiği o saf duygusallığı bize yeniden hatırlatır: “Gözümden yaşlar dökülür / Gönlüm parçalanır...”
Aprın Çor Tigin, bin yıl öncesinden bize şunu fısıldıyor: İnsan her çağda aynı sızıyla sınanır, aynı umutla ayakta kalır. Bir edebiyatçı için onun mirası, sadece tarihsel bir veri değil; kelimelerin ruhu nasıl şifalandırabileceğinin, ruhun nasıl aşikâr ve görünür kılınabileceğinin en eski reçetesidir. Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, yeni dünyaların keşfi değil, Aprın Çor’un o eski ama eskimeyen duygusallığında kendimizi yeniden bulmaktır.
Şairi belli olan şiirlerin sahibi olan Aprun Çor Tigin’in, bir asır öncesinde bile evrensel insan ruhunu yakalamayı başardığı şiirlerinden bir iki dize bırakıyorum şuraya. Sadrınıza şifa olsun…
"Yarok tavgay künte"
(Parlak doğan güneşten,)
"Yarokrak amrakım"
(Daha parlaktır sevgilim.)
"Közüme körüglüg künte"
(Gözüme görünen gündüz vakti,)
"Kün tün umaz men"
(Gece gündüz uyuyamam ben.)
Fazile AŞAR AYDINALP
Yorumlar
Kalan Karakter: