Beden, suskun bir öğretmen gibidir değerli Canlar…:
Konuşmaz ama her şeyi hissettirir. Görünmez ama duyurur. Her ağrı, iç dünyamızdan yükselen bir çağrıdır aslında. Zihinin kurduğu düğümler, kalbin sakladığı yükler ve ruhun ihmal edilen sesi, bedende illaki bir karşılık bulur ve ses verir. Yaşam gücü dediğimiz o ilahî akış, bedenin her hücresine özgürce ulaşamadığında, tıkanıklıklar oluşur ve biz bunu “ağrı” olarak hissederiz. Oysa bu bir ceza değil, bir davettir… Kendine dönme daveti.
Bedenin sağ tarafında hissedilen ağrılar çoğu zaman kontrol ihtiyacıyla ilgilidir. Hayatı yönetme çabası, akışa güvenememe hâli, her şeyi elde tutma arzusu… İnsan bazen bırakmayı unutuyor ve sıkı sıkı tutunuyor. Oysa teslimiyet, kaybetmek değil; hakikatin seni taşımasına izin vermektir. Sol tarafta hissedilen ağrılar ise yaratıcılığın, üretkenliğin ve ruhsal ifade alanlarının ihmal edilmesiyle ilgilidir. İçinde doğmak isteyen yeni bir yol, yeni bir ifade, yeni bir sen vardır belki de… Ve o, görülmek ister. Ve sen görmek istemezsin...
Bedenin arka tarafındaki ağrılar geçmişin izlerini taşır. Bastırılmış duygular, söylenmemiş sözler, affedilmemiş anılar… Hepsi arkanda bir yük gibi birikir. Ama hatırla, geçmiş sadece hatırlanmak için değil, şifalanmak için vardır. Ön taraftaki ağrılar ise şimdiki zamanla ilgilidir. Şu ânı ne kadar yaşayabildiğin, ne kadar burada olabildiğin… Çünkü hayat sadece “şimdi”de akar. Bel bölgesinde hissedilen ağrılar ise çoğu zaman ruhsal potansiyelin kullanılmamasıyla ilgilidir. İçindeki güç, harekete geçmek için seni bekler ve tetikler. Ve tüm bu görmezden gelmeler de baş bölgesini tetikler!!! Lütfen bedeninizi dinleyin, o sizinle konuşuyor...
Tüm bu işaretler sana bir şey fısıldar: Zorlayarak değil, hizalanarak iyileşirsin. Teslimiyet, tevekkül, aklı selim bir kalp ve salih ameller… İşte gerçek şifa buradan doğar. Kontrolü bırakıp ilahî akışa güvenmek, geçmişi affedip kalbi arındırmak, şimdiye yerleşip özünü hatırlamak… Bunlar bedenin yükünü hafifletir. Çünkü beden, ruhun evidir ve o ev huzuru tanımak ister.
Ve şimdi kendine şunu hatırlat: Bütünsel sağlık benim için mümkündür. Bedenimle uyum içindeyim. Bedenim benim için değerlidir. Bu dünyada sağlıklı, dengeli ve huzurlu bir şekilde var olmayı hakk ediyorum. Ağrı ve hastalıkla öğrenme döngüm tamamlandı; anladım. Artık farkındalıkla, sevgiyle ve bilinçle ilerliyorum. Çünkü ben, kendini hatırlayan bir ruhum… ve bedenim, bu hatırlayışın en sadık yol arkadaşıdır. Şüphesiz ki bunun için her zaman şükür içindeyim...
Hatırla, nefes al ve bütünşelerek bir ol.
Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Canlar...
Peri'han Taşdemir...
...
..
.
Yorumlar
Kalan Karakter: