Sevgi, Herkesin Aynı Dili Konuştuğu Bir Yer Değildir...
Bir insan sana “seni seviyorum” demeyebilir. Ama sabah sen uyanmadan telefonunu şarja takar. Başın ağrıdığında sessizce perdeyi kapatır. Paylaştığın küçük bir cümleyi aylar sonra hatırlayıp önüne bırakır. Kalabalıkta konuşamaz ama sen yorulduğunda yanında susar, dinler ve seninle kalır.
İşte sevgi bazen söz değil, algılanmayı bekleyen salt bir davranıştır.
"Beş Sevgi Dili" adlı kitap ve yaklaşımı bize sevginin beş temel ifade biçimini anlatır. Bugünün psikoloji alanı ise özellikle "Nöro çeşitliliği" ile şunu ekler: herkes sevgiyi aynı frekansta iletmez ve almaz. Bazı insanlar sevgiyi kelimeyle değil, yoğun bilgi paylaşımıyla, küçük nesnelerle ya da yan yana sessiz durarak, dokunsallıkla ve davranışlarıyla verir.
1. Nitelikli Beraberlik — “Seninle aynı ânda, frekansta ve yerde olmak istiyorum...”
Sadece uzun sohbetler değildir.
Bazen aynı odada farklı şeyler yaparken bile bağ kurulur. Önemli olan sağlıklı, samimi ve sağlam iletişim kurabilmektir.
Birinin yanında kitap okuyabilmek, aynı masada çay içerken herkesin kendi işine dalması, birlikte yürürken zorunlu konuşmamak da sevgidir.
Nöroçeşitli kişilerde bu bazen paralel oyun diye görünür. Yani “ben seninle konuşmasam da yanında kalmayı seçiyorum.”
Sağlıklı iletişim için:
Karşındaki sessizse bunu uzaklaşma sanma. Bazen susmak, güvendiğinin en büyük işaretidir.
2. Hizmet Dili — “Hayatını hafifletmek ve kolaylaştırmak istiyorum...”
Biri sana yardım teklif etmiyorsa sevmiyor sanılır. Oysa bazı insanlar yardım ederken “seni seviyorum” demektedir.
Çay koymak. Dosyanı düzenlemek.
Yorgunken sen söylemeden sofrayı kurmak. Arabanın suyunu doldurmak, bakımını yaptırmak. Sana araştırıp bilgi göndermek.
Nöroçeşitli kişilerde bu bazen destek takasıdır. “Ben senin yükünü taşıyayım...” demenin davranış biçimi.
Sağlıklı ilişki için:
Yardımı görev gibi değil, kalpten gelen bir uzanış olarak gör. Ve teşekkür etmeyi küçük sanma; teşekkür sevginin en güzel yankısıdır.
3. Armağan Dili — “Seni düşünürken buna rastladım...”
Hediye pahalı olmak zorunda jiç değildir.
Bir taş. Kurumuş yaprak. Sana benzeyen bir kuş fotoğrafı. Komik bir video veya yazı. Sevdiğin renkte kalem veya defter...
Bazıları sevgisini nesneyle sabitler.
Çünkü duygu uçucudur; nesne hatırlatır.
Nöroçeşitlilikte buna bazen penguen hediyesi denir. Bir penguenin sevdiğine çakıl taşı götürmesi gibi...:))
Sağlıklı iletişim için:
Küçük şeyleri küçümseme. Bir insan bazen bütün kalbini küçücük bir nesneye sığdırır ve seni hatırlar, kendini hatırlatır...
4. Onay ve Takdir Dili — “Gördüm seni...”
En aç insan ekmek değil, görülmek ve sevilmek ister.
“Bunu güzel yaptın.”
“Yanımda oluşun iyi geldi.”
“Sen olunca içim sakinliyor.”
"Bana en çok sen iyi geliyorsun!"
Bazıları için bu cümleler ruhun suyu gibidir.
Nöroçeşitli bireylerde bazen bu söz yerine bilgi yağmuru görülür. Sevdiği konuyu heyecanla anlatır çünkü iç dünyasını açıyordur. Sana evrenini veriyordur, en kıymetlisini yani.
Sağlıklı iletişim için:
Sadece dinlemek bile sevgi vermektir.
Bir insanın tutkuyla anlattığı şeyi bölmeden dinlemek, ona “sen değerlisin” demektir.
5. Fiziksel Temas — “Ten, kalbin en büyük sessiz sesidir...”
El tutmak. Omuza dokunmak.
Sarılmak. Saçını düzeltmek. Sessizce elini sırtına koymak. Kucağına veya göğsüne uzanmak...
Bazı insanlar sözü işlemeyince temasa döner veya tamamen dokunsaldır...
Nöroçeşitli bireylerde bu bazen derin bası şeklindedir. Sıkı sarılma, omuz baskısı, güven veren temas. Çünkü beden önce sakinleşir, sonra da duygu açılır.
Sağlıklı iletişim için:
Her temas sevgi değildir; her sevgi temasa ihtiyaç duymaz.
İzin, rıza ve hassasiyet gerçek bağın temelidir.
İlişkinin Gizli Anahtarı:
Kendi Dilini Bilmek Yetmez
Birçok ilişki sevgi eksikliğinden değil, çeviri eksikliğinden, karşı tarafın sevgi dilini bilmemekten ve konuşmamaktan yorulur.
Sen iltifat beklersin, o yardım eder. Sen sarılmak istersin, o sana bilgi gönderir. Sen uzun konuşmak istersin, o yanında sessizce oturur. Sen sarılmak iatersin o konuşmak...
İkiniz de seviyorsunuzdur ama birbirinizin lehçesini öğrenmemişsinizdir.
Bu yüzden sağlam ilişki için üç soru önemli:
Ben sevgiyi nasıl veriyorum?
Karşımdaki sevgiyi nasıl algılıyor?
İkimizin ortasında yeni bir dil kurabilir miyiz?...
Çünkü sevgi sadece his değildir.
Sevgi, öğrenilen bir karşılıklı bir iletişim sanatıdır.
Kalbe yaklaşmanın yolu herkes için aynı kapıdan geçmez. Kimi kapıyı sözle açar, kimi çayla, kimi susarak, kimi omuzuna başını koyarak, kimi ağlayarak kimi de gülerek...
Birini gerçekten sevmek; onun kalbine kendi anahtarını zorlamak değil, onun kapısının hangi yönden açıldığını öğrenmek ve huzurla oraya girmektir. Zira Âlemlerin Rabbi "... Birbirinizde huzur bulasınız diye eş kıldık..." der...
Ve bazen en derin sevgi,
“beni anla” demek yerine, “seni anlamayı seçiyorum” ve "seni görüyorum!" diyebilmektir. HATIRLA sevgili arkadaşım...
Y'ol'umuz her daim sev'gi'de buluşsun ve selâm ol'sun Can'lar...
Peri'han Taşdemir...
...
..
.
Not.......................................................
Biraz uzun oldu lâkin her insanın bütün ilişki türleri için gereken ilk ve en önemli çözüm budur: "Muhatabınızın sevgi diliyle konuşmayı başarmaktır."
Bugünkü seansımızdan size düşen nimet de yazımız olsun inşaallah...
Yorumlar
Kalan Karakter: